Enflasyon Kontrolu

Enflasyon, bir ekonomi için karmaşık bir durum olarak kabul edilir. Enflasyon makul bir oranın ötesine geçerse, bir ekonomi için arzu edilmeyen durumlar yaratabilir. Bu nedenle kontrol altında olmalıdır.

Enflasyonun nedenleri çok ve çeşitlidir. Parasalcılar ve klasikçiler, toplam talepte bir artışa neden olan para arzındaki artışı suçlarlar.

Keynesçiler ise parasal faktörlere hiç önem vermezler. Onlara göre, enflasyon elbette toplam talepteki bir artıştan kaynaklanıyor

Talep yönetimi politikaları genel olarak para politikası ve maliye politikası şeklinde gruplandırılabilir. Bununla birlikte, enflasyon aynı zamanda maliyet tabanlı faktörlerden de kaynaklanmaktadır. Bu tür enflasyonu kontrol etmek için genellikle fiyatlar ve gelirler politikası önerilmektedir.

Gerçekte, bir ekonomideki enflasyon, talep tabanlı ve maliyet tabanlı faktörlerinin bir karışımıdır. Bu nedenle, politika yapıcılar enflasyonu kontrol etmek için üç yöntem kullanır: (1) parasal önlemler; (2) mali önlemler; ve (3) parasal olmayan önlemler. Gelişmiş ülkelerde, endeksleme yöntemi de bazen anti-enflasyonist bir yöntem olarak kullanılmaktadır.

Enflasyonu kontrol etmek için kullanılan bilindik önlemler, aşağıda kısaca tekrarlanmaktadır.

1. Parasal Önlemler:

Bir ülkenin hükümeti, ekonomik faaliyetleri kontrol etmek için çeşitli önlemler alır ve politikalar oluşturur. Para politikası, hükümetin enflasyonu kontrol altına almak için aldığı en yaygın önlemlerden biridir.

Para politikasında merkez bankası ticari bankalar için borçlanma faiz oranını artırır. Sonuç olarak, ticari bankalarda halk için kredi faiz oranlarını artırırlar. Böyle bir durumda bireyler yeni girişimlere yatırım yapmak yerine tasarruf etmeyi tercih ederler.

Bu, piyasadaki para arzını azaltır ve bu da enflasyonu kontrol eder. Bunun dışında merkez bankası, ticari bankaların enflasyonu kontrol altına almak için kredi oluşturma kapasitesini düşürebilir.

Bir ülkenin para politikası aşağıdakileri içerir:

(a) Banka Faizindeki Artış:

Merkez bankası tarafından enflasyonu kontrol etmek için alınan en yaygın önlemlerden birini ifade eder.

Banka faiz oranı, ticari bankanın merkez bankası tarafından verilen krediler ve avanslar için reeskont alma oranıdır. Banka faizindeki artış, halka yönelik kredi faiz oranlarının yükselmesine neden olur. Bu, bireylerin toplam harcamalarında azalmaya yol açar.

Bireylerin toplam harcamalarındaki azalmanın başlıca nedenleri şunlardır;

(i) Borçlanmayı daha maliyetli hale getirmek:

Merkez bankasının banka faizini yükseltmesi, ticari bankaların kredi ve avans faiz oranını artırdığını ifade eder. Bu, genel halk için borçlanmayı pahalı hale getirir.

Sonuç olarak, bireyler yatırım planlarını ertelerler ve gelecekte faiz oranlarının düşmesini beklerler. Yatırımlardaki azalma, toplam harcamaların azalmasına ve böylelikle enflasyonun kontrol edilmesine yardımcı olur.

(ii) İşletmeler için olumsuz durumlar yaratmak:

Banka faiz oranındaki artışın bazı iş adamları üzerinde psikolojik bir etkisi oluşabilir. Bu durumu, ticari faaliyetlerini yürütmeleri için olumsuz bulabilirler. Bu nedenle harcamalarını ve yatırımlarını azaltırlar.

(iii) Tasarruf eğilimini artırmak:

Bu, bireylerin toplam harcamalarındaki azalmanın en önemli nedenlerinden birini ifade eder. Bireylerin genellikle enflasyonist koşullarda tasarruf etmeyi tercih ettikleri bilinen bir gerçektir. Sonuç olarak, bireylerin toplam tüketim ve yatırım harcamaları azalır.

(b) Kredi Oluşturmada Doğrudan Kontrol:

Para politikasının büyük bölümünü oluşturur. Merkez bankası, ticari bankaların kredi kontrol kapasitesini aşağıdaki yöntemleri kullanarak doğrudan düşürür:

(i) Açık Piyasa İşlemlerinin Gerçekleştirilmesi:

Merkez bankasının ticari bankaların kredi oluşturma kapasitesini azaltmak için kullandığı önemli yöntemlerden birini ifade eder. Merkez bankası, ticari bankalara ve belirli özel işletmelere devlet tahvilleri ihraç eder.

Bu şekilde, ticari bankalardaki nakit, devlet tahvillerinin satın alınmasına harcanacaktır. Sonuç olarak, ticari banka genel halk için kredi arzını azaltacaktır.

(ii) Rezerv Oranlarının Değiştirilmesi:

Ticari bankaların kredi yaratma kapasitesini azaltmak için merkez bankasının rezerv oranlarını artırması veya azaltması. Örneğin, merkez bankasının ticari bankaların kredi yaratma kapasitesini azaltması gerektiğinde, Nakit Rezerv Oranını artırır. Sonuç olarak, ticari bankaların merkez bankasında, toplam mevduatlarına göre daha fazla miktarda nakit rezervi tutmaları gerekir. Bu, ticari bankaların kredi verme kapasitesini daha da azaltacaktır. Sonuç olarak, bireylerin bir ekonomiye yaptığı yatırım da azalacaktır.

(iii) Seçmeli Kredi Kontrolu

Son olarak, merkez bankası, tüm ekonomi yerine herhangi bir sektör (ler) enflasyonist fiyat artışı yaşadığında, seçmeli kredi kontrolü kullanır. Ancak bu araç, esas olarak tüketim harcamalarını kontrol etmede etkilidir.

Tüm bu önlemler banka kredisini daha maliyetli hale getiriyor. Daha yüksek kredi maliyeti, daha az kredi kullanılabilirliği ve dolayısıyla daha az para arzı sağlar. Bunlar, toplam talebi daraltma potansiyeline sahiptir. Tüm bu önlemler ticari bankaların kredi yaratma potansiyelini azalttığından, toplam özel harcamalar azalır ve böylece enflasyon kontrol edilir.

Ancak, para politikasının etkinliğini kısıtlayan bazı sınırlamaları vardır. Birincisi, para politikası, sadece dolaylı olarak, yani faiz oranını yükselterek ve para arzını azaltarak etkisini gösterir. Böylece etkinliği ancak bir zaman gecikmesinden sonra hissedilebilir. İkinci olarak, tüm toplam harcama türleri parasal kontrol silahlarından etkilenmez.

Özel harcamadan ziyade kamu harcamaları toplam talebin büyük bir kısmını oluşturuyorsa, para politikası önlemleri pek işe yaramayacaktır. Kamu harcamaları, merkez bankacılığı politikalarının kontrolüne kolaylıkla uygun değildir. Üçüncüsü, para politikası talep tabanlı  enflasyon ile oldukça başarılı bir şekilde mücadele edebilir, ancak maliyet artışlarından doğan enflasyon, merkez bankası kontrolüne tabi değildir. Yüksek ücretler veya hammadde fiyatlarındaki artış, vb. maliyet tabanlı enflasyonist eğilimler yaratır. Banka faizinin, açık piyasa işlemlerinin ve diğer kredi kontrol araçlarının maliyet tabanlı enflasyona cevapları yoktur. Bu sınırlamalar ışığında, diğer politika önlemleri kullanılır. Bunlardan en önemlisi maliye politikası önlemleridir.

2. Mali Önlemler:

Para politikasının yanı sıra, hükümet enflasyonu kontrol etmek için mali önlemler de kullanıyor. Maliye politikasının iki ana bileşeni, devlet gelirleri ve devlet harcamalarıdır. Maliye politikasında, hükümet ya özel kesim harcamalarını ya da hükümet harcamalarını azaltarak ya da her ikisini birden kullanarak enflasyonu kontrol eder.

Özel işletmeler üzerindeki vergileri artırarak özel harcamaları azaltır. Özel harcama daha fazla olduğunda, hükümet enflasyonu kontrol etmek için kendi harcamalarını kısabilir. Bununla birlikte, mevcut senaryoda, sosyal refah için ertelenemeyecek devam eden bazı projeler olabileceğinden, devlet harcamalarının kısılması mümkün olmayabilir.

Bunun yanı sıra, savunma, sağlık, eğitim, hukuk ve düzen gibi diğer alanlar için devlet harcamaları gereklidir. Böyle bir durumda, özel harcamaların azaltılması, devlet harcamalarının azaltılmasından daha çok tercih edilir. Devlet, vergileri artırarak özel harcamaları düşürdüğünde, bireylerde toplam harcamalarını azaltırlar.

Örneğin, kar üzerinden alınan doğrudan vergiler artarsa, toplam harcanabilir gelir azalacaktır. Neticede, bireylerin toplam harcamaları azalır ve bu da piyasadaki para arzını azaltır. Bu nedenle, enflasyonist dönemde, hükümet hem kendi harcamalarını azaltır hem de özel kesimin harcamalarını düşürmek için, vergileri artırır.

Maliye politikası önlemleri, hükümetin vergilendirme, harcama ve borçlanma ile ilgili politikalarını içerir. Maliye politikasının bu üç unsuru, toplam harcamaları etkiler. Enflasyonist dönemlerde, daraltıcı maliye politikası önerilmektedir. Toplam harcamaların büyük kısmı kamu harcamalarından kaynaklandığı için, bunların azaltılması ve tasarrufa gidilmesi gerekir.

Bununla birlikte, bazı politik nedenlerden veya ekonomik zorlamalardan dolayı, kamu harcamalarında kesinti yapmak zor olabilir. Ancak, verimsiz kamu harcamaları kontrol edilmelidir. Çoğu zaman, modern hükümetler, toplumun üzerine kötü bir şekilde çökebilecek enflasyonun etkisi hakkında endişelenmeden, seçmenlerini memnun etmek için daha fazla harcama eğilimindedir. Aslında, harcama kontrolü, enflasyona yönelik önemli çözümlerden biridir.

Bir ülke enflasyona maruz kaldığında, hükümet, fazla toplam harcamayı ortadan kaldırmak için hem doğrudan hem de dolaysız vergileri artırabilir. Gelir ve / veya servet vergisi uygulandığında, harcanabilir gelir azalır. Bu, özel kesimin toplam harcamalarını büyük ölçüde azaltacaktır. Bununla birlikte, gerçekte, vergi mükellefleri bir hükümeti iktidardan oyları ile indirebileceğinden, oy kaybetmemek için hükümet, vergi oranlarını yükseltmekte isteksiz olabilir.

Maliye politikası, tıpkı para politikası gibi kusursuz değildir. Belirli sınırlamalara maruz kalır. Birincisi, maliye politikası ve siyaset, maliye politikasının hiçbir zaman siyasi bir boşluk içine alınmaması anlamında, el ele gider. Bu bakımdan, siyasi zorlamalar etkinliğini büyük ölçüde azaltır. İkinci olarak, vergi-harcama programının ihtiyatsız kullanımı istenen sonuçları vermeyebilir.

Gelir vergisindeki artış harcanabilir geliri ve dolayısıyla tüketim harcamalarını azaltır. Ancak vergi oranlarındaki artış, tasarruf oranlarının ve sermaye oluşumunun düşmesine neden olur. Ayrıca, yoksullara gıda sübvansiyonu programı veya işsizlik ödeneği vb. gibi transfer ödemelerinde kesinti yapılması, bu tür harcamalarda kısıntı gereksimine rağmen, enflasyon sırasında akıllıca görünmeyebilir.

Para politikası ve maliye politikası önlemlerinin etkinliğini tamamlamadan önce, bu iki politika önleminin en iyi kombinasyonunun bile istenen sonuçları vermeyebileceği belirtilmelidir. Bu politika önlemlerinin etkinliği için gerekli olan, “iyi zamanlamadır”. Buna ek olarak, birçok nedenden dolayı toplam harcamaları etkileyecek para ve maliye politikası önlemlerinin doğru bir şekilde harmanlanması, neredeyse imkansızdır.

İlk olarak, toplam talebin gerçekten yükselip yükselmediği kesin olarak tespit edilemez. Hiçbir ekonominin, toplam talebin ne kadar hızlı büyüdüğünü gösterebilen bir “hız göstergesi” yoktur- “GSYİH’nın şu anki çeyrekte ne yaptığı yalnızca çeyreğin sonunda öğrenilir”. O zaman bile bu tür rakamlar etkileyici ve revizyona tabi olabilir. Her şeyden önce, istikrar politikası zorunlu olarak tahmine dayalıdır ve kısa vadeli ekonomik tahmin bir sanat olabilir, ancak kesin bir bilim değildir.

3. Parasal olmayan önlemler:

Enflasyona yönelik kalıcı çözüm için üretimde bir artış olmalıdır. Zira, enflasyon, mevcut çıktı üzerindeki toplam talep fazlalığından kaynaklanmaktadır. Ülkenin kaynaklarını üretken olmayan sektörlerden üretken sektörlere kaydırarak, çıktı artırılabilir. Teknolojik gelişmeler de daha yüksek çıktı sağlayabilir. İkinci olarak, ücretler ve diğer ödenekler kontrol edilerek, maliyet itici çeşitliliğin enflasyonu kontrol edilebilir. Üçüncüsü, temel malların fiyat kontrolü ve fiyatlandırması kısa vadeli önlemler olarak önerilebilir.

Ayrıca, yolsuz ve verimsiz yönetim, çeşitli anti-enflasyonist önlemlerin etkinliğini sık sık köreltiyor. Kara borsacıların, spekülatörlerin, istifçilerin vb. faaliyetleri, temelde enflasyonu tetiklediği için, bunlar ciddi şekilde ele alınmalıdır.

(i)Fiyat Kontrolü:

Enflasyonu durdurmanın bir diğer yolu da mal ve hizmet fiyatlarının daha fazla artmasını önlemektir. Bu yöntemde enflasyon, fiyat kontrolü ile bastırılır, ancak bu şekilde enflasyonun uzun vadede kontrolü mümkün olmaz. Böyle bir durumda, ekonomideki temel enflasyonist baskı, kısa bir süre için fiyat artışı şeklinde ortaya çıkmamaktadır. Bu tür enflasyon, bastırılmış enflasyon olarak adlandırılır.

Tarihsel kanıtlar, fiyat kontrolünün tek başına enflasyonu kontrol edemediğini sadece enflasyonun boyutunu azalttığını göstermiştir. Örneğin, savaşlar sırasında, farklı ülkelerin hükümetleri, fiyatların daha fazla artmasını önlemek için fiyat kontrolleri uyguladı. Bununla birlikte, fiyatlar farklı ekonomilerde zirvede kalmaya devam etti. Bunun nedeni, enflasyonun farklı ekonomilerde ısrarcı olması ve fiyatlarda keskin artışlara neden olmasıdır. Dolayısıyla nedeni belirlenmedikçe enflasyonun bu şekilde durdurulamayacağı söylenebilir.

(ii) Endeksleme:

Bazen endeks bağlama yöntemi olarak adlandırılan endeksleme, enflasyonu düşürmek yerine enflasyonla mücadele etmek için tavsiye edilir. Bu politika, satın alma gücünü aynı seviyede tutmak için para ödemelerini (ücretler ve maaşlar gibi) bir fiyat enflasyonu endeksine bağlayarak çalışır. Bu, fiyat endeksi yükseldiğinde, maaş ve ücretlerin de aynı yüzde oranında otomatik olarak artacağı anlamına gelir. Bu durumda çalışanlar, satın alma güçlerinde herhangi bir azalma yaşamayacaklardır. Ancak endeksleme ile sadece ücretliler değil, alacaklılar da korunmaktadır.

Bununla birlikte, endeksleme yöntemi karakter olarak kendi başına enflasyonist olduğu için daha az popüler bir yöntem olarak kabul edilir ve yalnızca yüksek enflasyon oranlarının hüküm sürdüğü durumlarda istenebilir.

NETİCE:

Belirli bir önlem veya araç kullanarak enflasyonu kontrol etmek kolay değildir. Her önlemin temel amacı, ekonomiye nakit girişini azaltmak veya piyasadaki likiditeyi azaltmaktır.

Enflasyon kontrolünün, çok yönlü bir hamle olması gerektiği söylenebilir. Belirli bir politika ile sonuç almak güçtür. Diğer bir deyişle, enflasyonu kontrol etmek için sadece para politikasının ya da sadece maliye politikasının önemli olduğu argümanı tam olarak doğru değildir. En iyi sonucu elde etmek için bu enflasyon karşıtı önlemler aynı anda kullanılmalıdır. Zira, bu önlemler, birbirleri ile rekabet etmeyip, daha ziyade, birbirlerini tamamlarlar.

KAYNAK:

Article Shared by Nikita Dutta, Preventive Measures to Control Inflation (4 Methods), economicdiscussion.net

Article Shared by Nitisha, Measures to Control Inflation, economicdiscussion.net

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: