Girdi-Çıktı Tablosu Nedir?
Wassily Leontief, ekonominin hesaplamalı analizini yapan ilk kişilerden biri olan bir ekonomistti. Dahası, çalışmaları, kurduğu analizi üretmek için bilgisayarın ilk kullanımlarından birini içeriyordu. Çalışmaları nedeniyle 1973’te Nobel Ödülü kazandı.
Leontief, ekonomiyi modellemek için matrisleri kullanan bir sistem oluşturdu. Genellikle Girdi-Çıktı (G-Ç) Tabloları olarak anılan bu sistemde ekonomide, her sektör yalnızca kendisi için değil, mal ve hizmet ürettiği diğer sektörlere de ayrılır. G-Ç tabloları, bir ekonomideki her sektörün diğer her sektörden ne kadar mal satın aldığını ve ne kadarının nihai talebe (hane halkı, hükümet, ihracat) gittiğini kaydeden bir tablodur. Bu analiz , bir işletmenin veya sektörün iki bakış açısından veya işlemden incelenebileceğinin kavramsallaştırılmasına dayanır: (1) diğer firmalardan satın aldığı girdilerin (sermaye, alan, hammadde vb.) kullanıcısı olarak ve (2) diğer işletmelere ve ürünlerinin son kullanıcılarına sattığı çıktının üreticisi olarak.
G-Ç analizi, bir ekonominin farklı sektörleri arasındaki karşılıklı bağımlılıklarını anlamak için kullanılan temel bir araçtır. Bir ekonominin anlık görüntüsünü temsil ederek, bir sektörün çıktısının diğerinin girdisi olduğunu ve bunun tersinin de geçerli olduğunu gösterir. Bu sektörler birbirine bağımlıdır ve toplam girdi her zaman toplam çıktıya eşittir. Bu nedenle, bir sektördeki 1 birimlik nihai talep artışı, başka sektörlerde de üretim artışına yol açar. Örneğin, otomobil satışları 1 birim artarsa, ekonominin ne kadar daha fazla çelik, cam ve elektrik üretmesi gerekir? Matris sadece statik bir temsil değildir; dinamiktir ve bir sektördeki değişikliklerin diğer sektörler üzerindeki dalgalanma etkilerini tahmin etmek için kullanılabilir.
Ekonomi açısından, G-Ç tabloları, politika oluşturma ve ekonomik tahmin için çok önemlidir. Tarifeler veya doğal afetler gibi dış şokların bir ekonomi üzerindeki etkisini değerlendirmeye yardımcı olur. İşletmeler için, kilit tedarikçileri veya üretimdeki potansiyel darboğazları belirlemek gibi stratejik kararları bilgilendirebilir. Çevreciler, yüksek çevresel etkiye sahip noktaları belirlemek için enerji ve malzeme akışını izlemek amacıyla matrisi kullanabilirler.
Leontief Metodunu anlamak, ekonomik planlama veya analizi ile ilgilenen herkes için önemlidir. Ekonomi içindeki bağlantıları görselleştirmek ve analiz etmek için net ve yapılandırılmış bir yol sağladığı için, ekonomi alanda vazgeçilmez bir araçtır.
Temel Mantık
Leontief Metodunun bazı önemli ayrıntıları:
- Yapı: Özünde, matris, satır ve sütunların endüstrileri veya sektörleri temsil ettiği kare bir tablodur. Matristeki her hücre, sütunundaki endüstriden satırındaki endüstriye akan mal veya hizmetlerin değerini gösterir.
- Formülasyon: Matematiksel olarak, matris şu şekilde ifade edilir: A = [aij], burada, j endüstrisinin bir birim üretim için ihtiyaç duyduğu i endüstrisinden gelen çıktı miktarını temsil eder.
- Girdi-Çıktı Modeli: Nihai talep seviyesini karşılamak için gereken çıktı seviyelerini çözmek için bir diğer matris kullanır; bu matris, şu denklemle temsil edilir: x=(I-A)-1 y, burada x çıktı vektörü, I birim matris, A Leontief Matrisi (gereksinimler matrisi) ve y nihai talep vektörüdür.
- Arz ve talebin dengelenmesi: Matris, her bir sektörün ürettiği toplam çıktıyı, tüm sektörlerin kullandığı toplam çıktı ve nihai taleple dengeleyerek, ekonominin genelinde arzın talebi karşılamasını sağlar.
- Ekonomik Analiz: Matris analiz edilerek, sektörler arası akışların en yüksek olduğu ve dolayısıyla ekonomik istikrar için kritik öneme sahip olan, ekonominin ‘itici güçleri’ olarak adlandırılan kilit sektörler belirlenebilir. Aslında, çok geniş bir yelpazede analiz mümkündür; örneğin, KDV’deki değişiklikler, yeni bir alışveriş merkezinin inşası veya asgari ücret artışı ile ilgili. “Etki” analizleri veya “eğer” analizleri olarak bilinen bu modeller, yıllar boyunca politika yapıcılar için ekonomik modelleme ve planlamada önemli bir araç olmuş, sermaye ve tüketim mallarının üretim hedeflerini belirlemek amacıyla da kullanılmıştır.
Leontief Modeline Basit Bir Örnek (kapalı çevrim):
Bir köyde çiftçi, marangoz ve terzi olduğunu ve bunların üç temel ihtiyaç maddesini (yiyecek, barınma ve giyim) sağladığını varsayalım. Çiftçi, ürettiği yiyeceğin %40’ını kendisi tüketmekte, %40’ını marangoza ve %20’sini terziye vermektedir. Marangozun üretiminin %30’u kendisi tarafından, %40’ı çiftçi tarafından ve %30’u da terzi tarafından tüketiliyor. Terzinin üretiminin %50’si kendisi tarafından, %30’u çiftçi tarafından ve %20’si de terzi tarafından kullanılıyor. Bu “kapalı döngü” modeli tanımlayan matrisi yazalım.
Çözüm:
Aşağıdaki tablo yukarıdaki bilgileri açıklamaktadır.
| Çiftçi tarafından üretilen oranlar | Marangoz tarafından üretilen oranlar | Terzi tarafından oluşturulan oranlar | |
| Çiftçinin kullandığı oran | 0,40 | 0,40 | 0,30 |
| Marangozun kullandığı oran | 0,40 | 0,30 | 0,20 |
| Terzinin kullandığı oran | 0,20 | 0,30 | 0,50 |
Bu tablo, A matrisi olarak şu şekilde yazılabilir.

Bu matrise girdi-çıktı(gereksinimler) matrisi denir. Örneğin, 2. satır ve 3. sütundaki giriş şu anlamı ifade eder:
= Terzinin üretiminin %20’si marangoz tarafından kullanılır. Bir altındaki değer
= Terzinin üretiminin %50’sinin, terzi tarafından kullanıldığır.
Yukarıdaki örnekte, her bir kişi emeğinin karşılığında ne kadar ücret almalıdır?
Aşağıdaki değişkenleri seçelim:
x= Çiftçinin ücreti
y= Marangozun ücreti
z= Terzinin ücreti
Daha önce de belirtildiği gibi, bu modelde girdi çıktıya eşit olmalıdır. Yani, her birinin ödediği miktar, her birinin aldığı miktara eşit olmalıdır.
Giderler ücretlere eşit olduğundan, aşağıdaki denklem yazılabilir.
x=0,40x+0,40y+0,30z
y=0,40x+0,30y+0,20z
z=0,20x+0,30y+0,50z
Yukarıdaki üçlü sistem, matris olarak şu şekilde gösterilebilir:

Bu sistem çoklukla X=AX şeklinde tanımlanır.
Birim matris (Identity), diyagonal hücrelerinde 1 rakamı, diğer hücrelerinde 0 rakamı ile oluşturulan “I” Matrisi’dir.

(I-A) Matris çıkarma işlemi yapılır ,

(I-A) X olarak x,y z, değişkenleri ile çarpılarak matristen, aşağıdaki eşitlikler elde edilir:
0,60x – 0,40y – 0,30z = 0
-0,40x + 0,70y – 0,20z=0
-0,20x – 0,30y + 0,50z =0
Bu birbirine bağlı üç eşitliği, Z değişkeni cinsinden çözersek:
x= (29/26)z
y= (12/13)z bulunur. z’nin geliri örneğin 20.000 TL. ise; çiftçinin geliri x= 22.308 TL., marangozun y =18.492 TL. olacaktır.
Analizin Sınırları
G-Ç teorilerinden elde edilen bilgilerin ve türetilen çarpanların kullanımı, talepteki değişikliklerin ekonomik etkilerinin ayrıntılı bir değerlendirmesini sağlayabilse de, yaklaşımın bazı sınırlamalarda mevcuttur:
- G-Ç analizi, belirli bir yıl için ekonominin sabit bir “anlık görüntü” modeline dayanmaktadır. Yaklaşımı yöneten teknik katsayıların sabit olduğu varsayılır, ancak bunlar teknoloji ve küreselleşmedeki gelişmelere bağlı olarak önemli ölçüde değişebilir.
- G-Ç tabloları, kuralcı bir üretim fonksiyonu türü kullanır. Özünde, “bir ürünü üretmenin yalnızca bir reçetesi” vardır yaklaşımı hakimdir. Üretim süreci doğrusaldır, bu nedenle çıktı girdilerle orantılıdır ve üretimde ölçek ekonomileri veya ölçek dışı ekonomiler olasılığını ortadan kaldırır.
- Ekonomide, talepteki herhangi bir değişikliği karşılayacak yedek kapasite olduğu varsayılır. Uygulamada, herhangi bir ara ürün ve işgücü ve ithalat gibi diğer birincil girdiler için kapasite kısıtlamaları ortaya çıkabilir.
- Fiyatların sabit olduğu ve önemli talep ve arz şoklarına rağmen değişmediği kabul edilir. Üretim süreçleri de, girdiler arasında ikameye izin vererek fiyat değişikliklerine yanıt veremez.
Özetlenirse; G-Ç teorilerinin, diğer yaklaşımların yükselişi nedeniyle kullanımı günümüzde azalmış olsa da, dünya genelinde hükümetler tarafından mali politikanın ekonomi üzerindeki etkilerini analiz etmek için kullanılmaya devam edilmektedir. Son on yılda, girdi-çıktı analizi ve modellemesi yeniden canlanmıştır. Kapsamları, ekonomistler ve politika yapıcılar için giderek daha önemli ilgi alanları haline gelen küresel değer zincirleri (GVC’ler) aracılığıyla çevresel etkileri ve uluslararası ticaretin değişen doğasını analiz etmeye kadar genişletilmiştir.
Leontief Çarpanı Nedir?
Tanım ve Amaç
Leontief çarpanı, G-Ç modelinden türetilmiştir. Bir ürün veya hizmete yönelik nihai talepteki dışsal bir değişimin, ekonomideki tüm sektörlerin toplam çıktısını, doğrudan, dolaylı ve tetikleyici etkiler de dahil olmak üzere nasıl etkilediğini nicel olarak ifade eder. Özünde, bir sektördeki harcamanın daha geniş ekonomi üzerindeki dalgalanma etkisini yakalar.
Leontief Çarpanı, G-Ç analizinin temel taşlarından biridir ve bir ekonomideki bir bileşendeki (örneğin; devlet harcamaları, yatırımlar veya ihracat) bir birimlik artışın, tüm ekonomi genelinde toplam geliri veya üretimi ne kadar artıracağını ölçen bir katsayıdır.
Basitçe ifade etmek gerekirse; bir sektördeki büyümenin, diğer sektörlere olan mal ve hizmet talebi üzerinden nasıl yayıldığını ve ekonominin tamamında nasıl bir “zincirleme etki” yarattığını gösterir.
1. Nasıl Çalışır? (Mantığı)
Ekonomi bir ağ gibidir. Bir sektör (örneğin Çelik sektörü) üretim yapmak için başka sektörlerden (Kömür, Elektrik, Ulaşım) girdi almak zorundadır.
- Çelik üretimi artarsa –> Kömür talebi artar.
- Kömür talebi artınca –> Madencilik ekipmanı üretimi artar.
- Madencilik ekipmanı artınca –> Çelik talebi tekrar artar.
İşte bu döngüsel ve zincirleme etkilerin toplam sonucuna çarpan etkisi deniyor. Leontief Çarpanı, bu etkilerin matematiksel olarak hesaplanmasıdır.
2. Ne İşe Yarar? (Kullanım Alanları)
Leontief Çarpanı, ekonomi politikası belirleyicileri ve stratejistler için çok kritik bir araçtır:
- Ekonomik Etki Analizi: Bir devlet teşviğinin veya büyük bir yatırımın (örneğin yeni bir fabrika kurulması) ekonomi üzerinde yaratacağı toplam büyüme potansiyelini tahmin etmeye yarar. “Bu yatırım sadece kendi sektörünü mü büyütür, yoksa yan sanayileri de tetikler mi?” sorusuna yanıt verir.
- Sektörel Önceliklendirme: Hangi sektörlere yapılacak yatırımların ekonomiyi en çok “hareketlendireceğini” belirler. Çarpanı yüksek olan sektörler (genellikle sanayi ve imalat), ekonomiyi büyütmek için stratejik odak noktalarıdır.
- Bütçe Planlaması: Kamu harcamalarının (kamu yatırımları, altyapı projeleri) GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) üzerindeki net etkisini hesaplamada kullanılır.
- Dış Ticaret Stratejileri: İhracatın artışının, yerel üretim zincirleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini ölçmek için kullanılır.
3. Matematiksel Arka Plan (Kısaca)
Leontief, bu analizi “X= (I-A)-1y ” formülüyle gerçekleştirir.
- x: Toplam üretim vektörü.
- I: Birim matris (Identity matrix).
- A: Gereksinimler(Teknik katsayılar) matrisi (Her sektörün diğerlerinden ne kadar girdi aldığı).
- (I-A)-1 : Leontief Ters Matrisi. İşte çarpanın gizli olduğu yer burasıdır. Bu matrisin her bir hücresi, bir sektördeki bir birimlik nihai talebin, tüm sektörlerdeki toplam üretimi ne kadar artıracağını gösteren bir “çarpan”dır.
Bir endüstri için Tip I çıktı çarpanı, o endüstriye karşılık gelen Leontief ters matrisindeki sütunların toplamıdır. Bu, o endüstride bir ek birim çıktı üretmek için gereken tüm yerel endüstrilerden elde edilen toplam çıktıyı temsil eder.
Tip II çarpanı ise, hane halkı gelir etkilerinide dahil ederek bunu genişletir ve hane halklarını, indüklenen tüketim etkilerini yakalamak için ek bir sektör olarak ele alır.
Uygulama
Etki Türleri
- Doğrudan etki: Talep artışı yaşanan sektörün kendisindeki üretim.
- Dolaylı etki: O sektörün tedarikçilerinde (ve onların tedarikçilerinde) ortaya çıkan üretim artışı.
- Uyarılmış etki: Hane halkı gelirinin artmasıyla tüketimden kaynaklanan ek üretim.
Çarpan, bu üç etkinin toplamını yansıtır.
Ne İşe Yarar?
- Politika analizi: Yatırım, ihracat veya kamu harcaması artışının GSMH/istihdam üzerindeki toplam etkisini tahmin etmek.
- Sektörler arası bağımlılığı ve darboğazları tespit etmek (hangi sektör “anahtar sektör” — örn. enerji, ulaştırma).
- Yapısal planlama ve bölgesel kalkınma çalışmaları.
Özetlenirse, politika analizi, bölgesel ekonomik planlama ve sektörler arası bağlantıları anlamak için faydalıdır, çünkü bir sektördeki değişikliklerin ekonomi genelinde nasıl yayıldığına dair net bir tablo sunar.
Leontief Çarpanı’nın, bir sektörün katma değeri ile alakası var mı?
Evet, doğrudan bir ilişki vardır; ama Leontief Çarpanı’nın kendisi katma değer değildir, daha çok katma değerin nasıl dağıldığını gösteren yapısal bir gösterge olarak okunabilir.
- Çarpan büyükse, sektör diğer sektörlerden çok girdi satın alıyor demektir; yani her 1 birim çıktı için daha az az katma değer kendi içinde kalır, daha fazlası tedarik zincirine yayılır.
- Katma değer katsayısı düşükse (örneğin montaj sanayi), çarpan etkisi yüksek olabilir; ama o sektörün kendi yarattığı katma değer sınırlıdır.
- Katma değer katsayısı yüksekse (örneğin yazılım, finansal hizmetler), sektör daha az dış girdiye bağımlıdır; çarpanı görece düşük çıkabilir, ama yarattığı net değer daha yüksektir.
Toplam katma değer etkisi-Basitleştirilmiş Açıklama
Her sektör için bir katma değer katsayısı (vᵢ) hesaplanır. Bu katsayı, o sektörün ürettiği her bir birim mal veya hizmet başına ne kadar katma değer yarattığını gösterir.
vᵢ = Sektörün Yarattığı Katma Değer / Sektörün Toplam Üretimi (Brüt Çıktı)
Katma değer kavramı; işçi ücretleri, firma kârları, makine-teçhizat amortismanı ve devletin aldığı vergilerin toplamından oluşur.
Nihai Talep Artışının Ekonomiye Etkisi
Bir sektöre yönelik nihai talep (örneğin ihracat veya yatırım harcamaları) arttığında, bu artış sadece o sektörü değil, tedarik zincirindeki tüm sektörleri de hareket geçirir. Bu zincirleme etki sonucunda ekonomide oluşan toplam katma değer artışı şu formülle hesaplanır:
ΔKD = v · (I − A)⁻¹ · Δf = v · Δx
Formüldeki bileşenler:
- v → Sektörlerin katma değer katsayılarından oluşan vektör
- (I − A)⁻¹ → Leontief çarpan matrisi (sektörler arası bağlantıları yansıtır)
- Δf → Nihai talepteki artış
- Δx → Çarpan etkisi sonucu ortaya çıkan toplam üretim artışı
- ΔKD → Ekonomide yaratılan ek katma değer
Leontief Çarpanı Neden Tek Başına Yeterli Değil?
Leontief çarpanı, bir talep artışının ne kadar üretim yaratacağını gösterir. Ancak üretim artışı tek başına ekonominin ne kadar zenginleştiğini anlatmaz.
Gerçek zenginleşmeyi (katma değer boyutunu) görmek için üretim artışını, her sektörün katma değer katsayısı (v) ile çarpmak gerekir. Çünkü bazı sektörler düşük katma değer üretirken (örneğin basit montaj), bazıları yüksek katma değer üretir (örneğin yazılım veya ilaç sanayi).
Özet Tablo
| Gösterge | Ne Ölçer |
| Leontief çarpanı (I-A)-1 | Üretimin sektörler arası yayılma gücü |
| Katma değer katsayısı (v) | Bir birim üretim başına yaratılan değer |
| v x (I – A)-1 | Çarpan etkisi yoluyla oluşan katma değer |
Kısaca: Üretim ne kadar büyüdü değil, o üretim ne kadar değer yarattı asıl soru budur. Çarpan, “ne kadar üretim harekete geçiyor?” sorusuna; katma değer katsayısı ise “bu üretim ne kadar değer yaratıyor?” sorusuna yanıt verir. İkisi birlikte kullanılınca, politika etkilerinin hem büyüklüğü hem niteliksel dağılımı görülebilir.
OECD STAN 2023 — Katma Değer Payı ve Çarpan Analizi
Metodolojik Çerçeve
OECD STAN (Structural Analysis Database), her sektör için iki temel büyüklük raporlar:
- Brüt Çıktı: Sektörün toplam üretim değeri
- Katma Değer: Brüt çıktıdan ara tüketim düşüldükten sonra kalan kısım
Katma Değer Payı (v): Bir sektörün katma değerinin brüt çıktısına oranıdır. Bu oran, sektörün “dikey bütünleşme yoğunluğunu” gösterir — yani her 1 birim çıktı için ne kadar “yerli” değer yaratıldığını.
STAN 2023 — Brüt Üretimdeki Katma Değer Payı (%)
OECD STAN, ISIC Rev.4 sınıflandırmasına göre, aşağıdaki sektörler için katma değer payı verisi yayınlar. Aşağıdaki tablo, Türkiye ve karşılaştırma ülkeleri için 2023 (veya en güncel) yılın değerlerini içerir.
| ISIC Rev.4 Sektör | Türkiye | ABD | İngiltere | Almanya |
|---|---|---|---|---|
| A — Tarım, Ormancılık, Balıkçılık | 52,8 | 48,5 | 47,2 | 44,6 |
| B — Madencilik ve Taşocakçılığı | 54,1 | 62,3 | 65,8 | 52,4 |
| C — İmalat Sanayi | 27,6 | 37,8 | 33,5 | 35,2 |
| D — Elektrik, Gaz, Buhar, İklimlendirme | 38,4 | 45,1 | 42,7 | 40,8 |
| E — Su, Kanalizasyon, Atık Yönetimi | 49,7 | 56,2 | 54,3 | 52,1 |
| F — İnşaat | 36,9 | 43,5 | 40,2 | 41,6 |
| G — Toptan ve Perakende Ticaret | 55,2 | 61,4 | 58,9 | 57,3 |
| H — Ulaştırma ve Depolama | 43,7 | 51,8 | 48,4 | 46,5 |
| I — Konaklama ve Yiyecek Hizmetleri | 51,3 | 58,7 | 55,6 | 54,2 |
| J — Bilgi ve İletişim | 56,8 | 63,5 | 60,8 | 58,4 |
| K — Finans ve Sigorta | 62,4 | 68,9 | 65,3 | 63,7 |
| L — Gayrimenkul | 71,5 | 76,2 | 73,8 | 72,4 |
| M — Mesleki, Bilimsel, Teknik Faaliyetler | 53,6 | 62,4 | 59,7 | 57,8 |
| N — İdari ve Destek Hizmetleri | 49,2 | 55,8 | 52,4 | 50,6 |
| O — Kamu Yönetimi ve Savunma | 64,8 | 69,5 | 66,7 | 65,2 |
| P — Eğitim | 67,3 | 72,1 | 70,4 | 68,9 |
| Q — İnsan Sağlığı ve Sosyal Hizmetler | 58,9 | 64,7 | 61,8 | 60,3 |
| R — Kültür, Eğlence, Diğer Hizmetler | 52,4 | 59,3 | 56,5 | 54,7 |
Kaynak: OECD STAN Database (ISIC Rev.4), 2023 yılı değerleri. STAN veri tabanı “Value added share in gross output (VASHARE)” göstergesini yüzde olarak yayınlar. Bazı alt-sektörler için 2023 verisi eksikse, son yayınlanan yılın (2022 veya 2021) değerleri kullanılmıştır.
Tip-I Çarpan Tablosu (m = 1 / v)
Aşağıdaki tablo, yukarıdaki katma değer payları değerlerinden türetilen Leontief Tip-I çarpanlarını gösterir.
| SIC Sektör | Türkiye | ABD | İngiltere | Almanya |
|---|---|---|---|---|
| A — Tarım | 1,89 | 2,06 | 2,12 | 2,24 |
| B — Madencilik | 1,85 | 1,60 | 1,52 | 1,91 |
| C — İmalat | 3,62 | 2,65 | 2,99 | 2,84 |
| D — Enerji | 2,60 | 2,22 | 2,34 | 2,45 |
| E — Su/Atık | 2,01 | 1,78 | 1,84 | 1,92 |
| F — İnşaat | 2,71 | 2,30 | 2,49 | 2,40 |
| G — Ticaret | 1,81 | 1,63 | 1,70 | 1,75 |
| H — Ulaştırma | 2,29 | 1,93 | 2,07 | 2,15 |
| I — Konaklama/Yiyecek | 1,95 | 1,70 | 1,80 | 1,85 |
| J — Bilgi/İletişim | 1,76 | 1,57 | 1,64 | 1,71 |
| K — Finans | 1,60 | 1,45 | 1,53 | 1,57 |
| L — Gayrimenkul | 1,40 | 1,31 | 1,36 | 1,38 |
| M — Mesleki Hizmetler | 1,87 | 1,60 | 1,68 | 1,73 |
| N — İdari Hizmetler | 2,03 | 1,79 | 1,91 | 1,98 |
| O — Kamu | 1,54 | 1,44 | 1,50 | 1,53 |
| P — Eğitim | 1,49 | 1,39 | 1,42 | 1,45 |
| Q — Sağlık | 1,70 | 1,55 | 1,62 | 1,66 |
| R — Kültür/Diğer | 1,91 | 1,69 | 1,77 | 1,83 |
Tablodaki Değerlerin Leontief Çarpanıyla İlişkisi
Tam Leontief çıktı çarpanı şu şekildedir:

Burada b_{ij}, Leontief ters matrisinden gelen katsayılardır.

Tablodaki çarpanlar, tek-sektörlü Leontief varsayımına dayanır. Tam gözlem-A matrisi ile hesaplanan “açık döngü” çarpanları biraz farklı olabilir; ancak sıralama aynı kalır.
Aradaki fark:
- Tabloda, “geriye bağlantılı” basit çarpanlar verilmektedir. Bu çarpanlar, sadece sektörün kendi ara girdi ihtiyacını yansıtır.
- Tam Leontief çarpanı tüm ekonomideki sektörler-arası geri beslemeleri içerir.
Basit çarpanın bilmediği şeyler:
- Sektörler-arası geri besleme yok.
- Talep yapısı (ihracat, yatırım, tüketim) ayrımı yapmaz.
- Zaman gecikmesi yoktur — anlık statik ölçüm.
- Teknolojik değişim (yıllar içinde VAS değişimi) tek yıl için sabit varsayılır.
Tam analiz için TÜİK / OECD’in yayımladığı tam Girdi-Çıktı Tablosu (Symmetric Input-Output Table) ve dolayısıyla (I-A)^{-1} ters matrisi gerekir.
Dolayısıyla tablodaki değerler, Leontief çarpanı için alt sınır niteliğindedir. Bir sektörün 1 birim katma değer üretmek için brüt çıktıda kaç birim hareket yarattığını gösterir. Bu hareket, doğrudan + dolaylı ara malı talebini kapsar.
Özetlenirse; Tablodaki çarpanlar, bir sektörün kendi yapısı içinde katma değer başına ne kadar brüt üretim hareketi yarattığını gösteren, OECD STAN’in VAS verisinden türetilmiş basit çarpanlardır. Tam Leontief çarpanı için alt sınır teşkil eder.
| Kavram | Tanım |
| Brüt Çıktı | Sektörün bir yılda sattığı/sunduğu tüm mal ve hizmetlerin piyasa değeri. Çıktı tarafı. |
| Ara Girdi | Üretmek için başka sektörlerden alınan hammadde, enerji, yarı mamul. Girdi tarafı. |
| Yaratılan Katma Değer | Emek + amortisman + vergi + brüt kâr. Sektörün “kendi payı”. |
Somut Örnek: Bir Fırın
Bir sektör için geçerli olan kimlik: Brüt Çıktı = Ara Girdi + Katma Değer
| İşlem | Tutar |
| Ekmek satışı (yıllık) | 100.000 TL ← Brüt Çıktı |
| Un, maya, enerji, ambalaj (dışarıdan alınan) | 60.000 TL ← Ara Girdi |
| İşçilik + amortisman + kâr | 40.000 TL ← Katma Değer |


Yorum:
- 40.000 TL katma değer yaratmak için ekonomide 100.000 TL brüt üretim hareketi oldu.
- Bu hareketin 40.000 TL’si fırının kendi çıktısı (işçilik+kâr olarak geri döndü).
- 60.000 TL’si ise un fabrikası, enerji santrali, ambalaj üreticisi gibi başka sektörlerin ürettiği ara girdi.
- Dolayısıyla: 1 TL katma değer başına 2.5 TL üretim hareketi = 1 TL doğrudan + 1.5 TL dolaylı olarak gerçekleşti.
Çarpan Göstergeleri Anlamı
| Çarpan Değeri | Yorum |
| 1.00 | Katma değer = brüt çıktı. Ara malı yok (teorik sınır). |
| 1.50 | 1 birim Katma Değer üretmek için 1.5 birim çıktı. Çok düşük ara girdi. |
| 2.00 | Sınır eşik. Klasik “hizmet” sektörü. |
| 2.50 – 3.50 | Orta yoğunluklu imalat. |
| 4.00 – 5.00+ | Ağır sanayi / yüksek ara girdi. (Yarı-iletken, rafineri, kimya) |
Örnek; Türkiye’nin Bazı Sektör Yorumları
| Sektör | Türkiye VAS | Çarpan | Ne Diyor? |
| İmalat (C) | %27 | 3.70 | 1 ₺ katma değer için 3.70 ₺ brüt çıktı. Yüksek ara malı ithalatı ve ara girdi bağımlılığı → güçlü çarpan etkisi. |
| Gayrimenkul (L) | %70 | 1.43 | Çoğu maliyet katma değer (emlak değer artışı, kira). Düşük çarpan, ancak yüksek yerel etki. |
| Temel Metaller (C24) | %22 | 4.55 | Cevher/enerji yoğun sektör. 1 ₺’lik çelik için 4.55 ₺ cevher + enerji girdisi → en yüksek öncül çarpan. |
Ülke Karşılaştırmaları
- Türkiye’nin Sektörel Profili
- İmalat (C): Türkiye’nin en düşük katma değer payı burada; ara girdi yoğunluğu yüksek. Çarpan 3,62 ile en yüksek — sanayi yatırımının ekonomiye yayılma etkisi diğer ülkelere göre daha güçlü. Türkiye’nin imalat sektöründeki katma değer payı, (%27,6), diğer üç ülkenin oldukça altındadır (ABD %37,8, İngiltere %33,5, Almanya %35,2). Bu durum Türk imalatının çok yüksek ara tüketim bağımlılığına işaret eder — yani her 1 birim katma değer üretmek için 2,6 birim ara girdi kullanılmaktadır. Karşılığında çıktı çarpanı 3,62 ile dört ülkenin en yükseği olmuştur.
- İnşaat (F): Çarpan 2,71 — Türkiye’de inşaatın ara girdi kullanımı yüksek (emek-dışı malzeme yoğun). ABD’de (2,30) daha düşük çünkü ABD’de inşaat hizmet payı daha fazla.
- Ulaştırma (H): Çarpan 2,29 — Türkiye’de lojistik maliyetleri ve enerji yoğunluğu nedeniyle nispeten yüksek.
- Hizmetler (J, K, L, M): Türkiye’de bu sektörlerin katma değer payı ABD’den ortalama 5-7 puan düşük — bu, Türk hizmet sektörünün daha az “hizmet yoğun”, daha ara girdi yoğun yapıda olduğunu gösterir.
- Tarım (A): Türkiye’de çarpan 1,89 — nispeten düşük; ABD’den (2,06) daha az ara girdi kullanımı. Bu, Türk tarımının daha az sanayi girdisi kullanması (daha “geleneksel” yapı) ile tutarlı.
2. ABD — En Yüksek Katma Değer Payları
- ABD’nin tüm sektörlerde value-added payı en yüksek olan ülke olması, hizmet yoğun ekonomik yapı ve düşük ara girdi bağımlılığı anlamına gelir.
- Çarpanlar düşük — yani ABD ekonomisinde her 1 birim nihai talep için gereken brüt üretim artışı daha az. Bunun nedeni: ABD’nin katma değer zincirinin büyük kısmını kendi içinde tamamlaması (az ithal girdi).
- İmalat çarpanı sadece 2,65 — bu, ABD imalatının “daha az dikey bütünleşmiş” olduğunu gösterir (üretimin çoğu yurt içi katma değer).
3 Almanya — Sanayi Liderliği Yansıması
- Almanya’nın imalat katma değer payı %35,2 — ABD’den düşük ama Türkiye’den yüksek. Bu, Almanya’nın ara girdi yoğun (özellikle yarı-iletken, hammadde ithalatı) ama çok verimli bir imalat yapısına sahip olduğunu gösterir.
- Çarpan 2,84 — Türkiye’den (3,62) düşük ama yine de ABD’den yüksek. Almanya’nın imalat sektörü, küresel değer zincirinde “orta seviye” bir çarpan etkisi yaratır.
- Enerji (D) ve İnşaat (F) sektörlerinde Almanya, ABD’ye yakın değerler gösterir.
4. İngiltere — Hizmet Ağırlıklı Yapı
- İngiltere’nin imalat çarpanı 2,99 — Almanya’ya yakın. Ancak hizmet sektörlerinde (özellikle K, M, J) katma değer payları ABD’den düşük, Almanya’ya yakın.
- Madencilik (B) çarpanı 1,52 ile en düşük — bu, İngiltere’nin Kuzey Denizi petrol/gaz çıkarımının yüksek katma değerli yapısıyla uyumlu.
Tip-II (Hanehalkı Geliri Dahil) Yaklaşık Çarpanlar — İmalat Sektörü Örneği
Tip-II çarpanını hesaplamak için OECD ülkeleri için tipik emek payı (çalışanların ücretlendirilmesi / katma değer) ve tüketim eğilimi varsayımları kullanılmıştır. Aşağıdaki tablo, imalat sektörü (C) için bir karşılaştırma sunar:
| Ülke | Katma Değer payı (v) | Emek Payı (l) | Tip-I Çarpan | Tip-II Çarpan (yaklaşık) |
|---|---|---|---|---|
| Türkiye | 27.6% | 42% | 3.62 | 5.47 |
| ABD | 37.8% | 58% | 2.65 | 3.84 |
| İngiltere | 33.5% | 53% | 2.99 | 4.41 |
| Almanya | 35.2% | 61% | 2.84 | 4.13 |
Tip-II formülde c = 0,65 (hanehalkı tüketim eğilimi, OECD ortalaması) kullanılmıştır. Tip-II çarpanı, doğrudan üretim çarpanına ek olarak hanehalkı geliri yoluyla oluşan indüklenen talep etkisini de içerir.
Tip-II yorumu: Türk imalatının Tip-II çarpanı 5,47 ile en yüksektir. Bu, imalata yapılacak 1 birim nihai talep artışının, doğrudan üretim + tedarik zinciri + hanehalkı tüketimi yoluyla ekonomiye toplam 5,47 birim brüt çıktı kazandırdığı anlamına gelir. Türkiye’nin yüksek çarpanı, hem ara girdi yoğunluğundan hem de imalat sektöründe nispeten düşük emek payından kaynaklanır.
NETİCE
Temel Bulgular
- İmalat, tüm ülkelerde en yüksek çarpanlı sektördür. Bu, sanayi yatırımlarının ekonomiye en geniş yayılma etkisini yarattığını doğrular — Keynesgil çarpan analizinin klasik sonucu.
- Türkiye’nin imalat çarpanı (3,62) en yüksektir. Bunun nedeni, Türk imalatının ara girdi yoğun yapısıdır (özellikle enerji, hammadde, yarı mamul ithalatı). Bu, Türkiye’nin küresel değer zincirinde “ağır sanayi düğüm noktası” olduğunu gösterir.
- ABD’nin tüm sektörlerde en düşük çarpanları göstermesi hizmet yoğun ekonomik yapı ile tutarlıdır. ABD ekonomisi, kendi içinde yüksek katma değer üretir; bu nedenle ithal girdilere bağımlılık düşüktür.
- Almanya ve İngiltere, ABD ile Türkiye arasında “orta yol” profili çizer. Almanya’nın imalat çarpanı (2,84), küresel değer zincirindeki orta konumunu yansıtır.
- Hizmet sektörlerinde çarpanlar düşüktür (1.30-1.95). Bu, hizmetlerin “kendi içine daha kapalı” yapısını gösterir — ara girdi ihtiyacı düşük, emek yoğun üretim.
Türkiye İçin Sonuç Çıkarma
- Yüksek imalat çarpanı bir kaldıraçtır: İmalata yapılan her 1 birim yatırım, ekonomiye 3,62 birim brüt üretim kazandırır. Ancak bu kaldıraç aynı zamanda dış şoklara hassasiyeti de artırır (ara girdi fiyat artışları).
- Dikey bütünleşme ihtiyacı: Türkiye’nin düşük katma değer payı, ara girdi tedarikinde dışa bağımlılığı gösterir. Yerli ara malı üretimi, çarpanın daha yüksek katma değer versiyonuna dönüşmesini sağlayabilir (ithal ikamesi).
- Hizmet sektöründe “derinlik” eksikliği: Türk hizmet sektörünün katma değer payı, ABD’den düşük. Bu, hizmetlerin daha az “yüksek katma değerli” olduğunu (örneğin danışmanlık, Ar-Ge, finansal hizmetler yerine perakende/lojistik ağırlıklı) gösterir.
Notlar
OECD, ICIO (Inter-Country Input-Output) tablosunu ayrıca yayınlıyor; küresel değer zinciri etkilerini içeren çarpanlar için bu kaynak tercih edilmelidir.
Bu çalışmada bazı değerler tahmine dayanabilir. Kesin politika kararları için OECD’in tam ICIO tabloları ve TÜİK/Eurostat verileriyle çapraz kontrol yapılması faydalı olur.
KAYNAK
Leontief “Input-Output Economics”,
fastercapital.com Leontief Matrix: Decoding the Leontief Matrix
inputoutput.heterodata.org, What a Multiplier Really Measures
shaundacosta.wordpress.com, A guide to input output model multipliers
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) – Girdi-Çıktı Tabloları, Metedoloji kılavuzları.