Tüketim güdümlü büyüme

Tüketim, insanlar tarafından satın alınan tüm malların ve hizmetlerin değeri olarak tanımlanan ekonomik bir işlevdir. Lider ekonomistler, bir ülkenin performanslarını tüketim düzeyi ve tüketici dinamikleri açısından belirler. Tüketim temelli bir ekonominin altında yatan teori, giderek artan şekilde malların tüketiminin ekonomik olarak faydalı olmasıdır. Jobenomics (Amerika’da, sosyoekonomik piramidin temelinde olan vatandaşlara odaklananlar), bu teorinin sadece kısmen doğru olduğuna inanmaktadır. Üretim, bir piyasa ekonomisinde kullanım veya değişim için uygun olan mal ve hizmetleri yaratmak için kaynakları kullanır. Eğer sağlıklı bir ekonomi isteniyorsa, üreticilerin (hükümetlerin aksine işletmeler), gelecekteki üretimi tüketmek ve finanse etmek için başkaları için servet yaratma sürecini hızlandıracak koşulları yaratmaları gerekir.

Bu tüketiciler, harcayacakları parayı nereden alacaklar? Parayı harcamadan önce üretmek ve onu kazanmak zorundalar Ve maaş çeklerinin üretken davranışa akması gerekiyor- yani değer yaratma-, ya da değer basitçe aktarılıyor ve yok ediliyor. Bizim tüketici olarak çeşitli taleplerimiz, başkaları için, bizim işçi/üretici olarak onları sağlamamızla etkinleşir.

Özel tüketim, son yıllarda birçok ekonomide talep büyümesinin temel itici gücü olmuştur. Büyük gelişmiş ekonomilerde, 2015-16 döneminde tüketim, GSYİH büyümesine 1 puan kadar katkı sağlamıştır. Ve cari yılda da, küresel büyümenin kilit bir sürücüsü olarak kalması bekleniyor. Bu aynı zamanda bazı gelişmekte olan piyasa ekonomileri için de geçerlidir: örneğin, Çin’de tüketim büyüme hızı, son üç yıldaki GSYİH büyümesini aşmıştır.

Önceki genişlemelerdeki büyüme şablonları farklı idi. Son yıllardaki en çarpıcı özellik, yatırımın nispeten küçük bir rol oynamasıdır. Nitekim, 2013-14 yıllarında pozitife dönerken, yatırımın ortalama büyümeye katkısı 2015-16 döneminde sadece 0,3 puan olarak gerçekleşti.

Tüketim büyümesinin bugünkü rolü, sürücüleri ve makroekonomik etkileri ile ilgili birçok soruyu gündeme getirmektedir. Yatırım, devlet tüketimi veya net ihracattan ziyade özel tüketimin ön plana çıktığı büyüme dönemlerini hangi özellikler öne çıkarır? Sürekli büyüme için kurumlar ne kadar güvende?

Genel olarak, analizler, tüketim güdümlü büyüme süresinde yatırım ve net ihracatın zayıf olmasına karşın, genellikle GSYİH’nın tipik olarak daha yavaş büyüdüğünü ortaya koymaktadır. Üstelik, tüketim güdümlü genişlemeleri, bir dizi faktör tarafından kontrol edilirken bile, daha zayıf bir büyüme takip eğilimindedir. Bu bulgu, yatırımın yeniden canlanmasının sürdürülebilir bir büyüme için bir ön koşul olduğu görüşü ile tutarlıdır.

Tüketim kaynaklı büyüme, özel tüketimin nominal olarak GSYİH’den daha hızlı büyüdüğü dönemler olarak tanımlanmaktadır. Böylece, tüketim-GSYİH oranı zaman içinde artar, ya da reel olarak, yani gerçek tüketim büyümesi reel GSYİH büyümesini aşar.

Tüketici kaynaklı genişlemeyi yaşayan ülkelerin sayısı son yıllarda artmıştır. 18 gelişmiş ekonomiden oluşan bir örnekleme alırsak, bu tür büyümeyi sürdüren ülke sayısı, 2013-14 döneminde yedi iken, 2015-2016 döneminde ona yükseldi. Tüketim kaynaklı büyümenin etkileri

Tüketim kaynaklı genişlemelerin etkilerinin değerlendirilmesindeki temel soru nedensellik ile ilgilidir. Bu tür periyotlar, toplam GSYİH büyümesinin daha düşük olmasına neden oluyor mu, yoksa büyüme fırsatlarının eksikliğinin sonucu mu?

Günümüzde güçlü tüketim güdümlü büyüme, birtakım olası mekanizmalar yoluyla sonraki ekonomik zafiyete neden olabilir. İlk olarak, artan tüketim borç ile finanse edilirse, bu gelecekteki harcamaları sınırlayabilir. Yakın zamandaki araştırmalar (örneğin Jordâ ve arkadaşları (2015) ve Lombardi ve arkadaşları (2017)), geçmişteki kredi büyümesinin, ya bir f inansal kriz olduğu için ya da basit olarak kredi kullananların geri ödeme yeteneklerine göre aşırı borçlanmaları ve daha az ödemeye ihtiyaç duymaları nedeniyle, gelecekteki büyümeyi engelleme eğiliminde olduğunu bulmuşlardır. Bu nedenle, borçlanma yoluyla finanse edilen tüketim güdümlü bir genişleme, gelecekteki talebe zarar vererek sonuçlanacaktır, zira hane halklarının gelirlerinin daha büyük bir kısmını borç ödemelerine ayırmaları gerekmektedir.

İkincisi, tüketim kaynaklı büyüme, özellikle konut gibi zenginlik etkilerinden kaynaklanabilir. Gerçek konut fiyatları yükseldiğinde, mülk sahipleri, sermaye kazançlarının bir kısmını tüketmeye karar verebilir ve bu da tüketimi ve dolayısıyla GSYİH’yi artırır. Ancak, gelirler konut fiyatlarına göre büyüyemezse ya da tersine konut fiyatları artarsa, hane halkı tüketimi azaltmak zorunda kalacak ve böylece GSYİH büyümesini azaltacaktır.

Tüketime dayalı büyüme, sadece kısa vadeli rahatlamadır

Ülkelerin, Ulusal İstatistik Daireleri her üç ayda bir GSYİH büyüme rakamlarını açıklar. Art arda yüksek büyüme rakamları genel olarak ekonomik gidişatın iyi olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir. Ancak, rahat bir nefes almadan ve bu durumun uzun vadede iyileşme göstereceği sonucuna varmadan önce, bu büyümenin aslında neye dayandığına bakılmalıdır.

Zira, ekonomideki büyümenin ne kadar dengeli ve sürdürülebilir olduğu konusunda büyük bir soru işareti mevcut. Uzun vadeli büyüme sadece yatırım ve ihracat büyümesi ile destekleniyorsa sürdürülebilir olabilir. Bugünün rakamları toparlanmaya işaret ederken, ekonominin bu alanlara doğru yeniden dengelendiğine dair çok az kanıt mevcuttur.

GSYİH büyüme rakamları sektörlere göre ayrıldığında, en fazla etkinin inşaat sektöründeki büyüme olduğu görülüyor. Bu durum, imalatıda içeren daha küçük olan üretim artışı ile karşılaştırıldığında, ekonominin arz tarafının zayıf seyrettiği ve GSYİH rakamlarının büyük ölçüde hane halkı talebindeki artıştan kaynaklandığını gösterir.

Bu nedenle, manşette verilen GSYİH rakamından alınacak en bariz sonuç, bu büyümenin, artan oranda konut piyasası ve krediye daha kolay erişim ile desteklenen tüketim malları ve hizmetleri için hane halkı talebi tarafından yönlendirilmesidir. Bu, küresel mali krizden önce en son duyulan alarm zillerinin bazılarına benziyor.

Hükümetlerin, ’Satın Alma ve Ödünç Verme Fonları için Yardımı’, başlangıçtaki faydasından sonra zorluklara yol açabilecek, alıcıların ilk kez mülk merdivenine tırmanmalarına yardım ederek ve işletmelerin finansmana daha kolay erişimlerini sağlayarak, ekonomiye enerji vermeyi amaçlıyor. Örneğin Satın Alma Yardımı, özellikle kısa vadede konut talebinin artması ve konut arzındaki artışın sınırlı kalması nedeniyle konut fiyatlarını daha da yükseltebilir.

Dolayısıyla, bu GSYİH büyümesinin, özellikle işçi verimliliği (çalışan başına üretilen miktar) artmazsa, hızla enflasyona yol açacağı yönünde gerçek bir risk vardır. Öte yandan, üretkenlik gelişirse, bu durum, daha fazla iş yaratılmasını tehlikeye atacaktır. Bu bakımdan, yatırım ve ihracatın desteklediği uzun vadeli büyüme, ekonominin üretken kapasitesini artırması ve üretilenlerin yurt dışına satılması yoluyla yeni iş sahaları yaratması, işsizlikle mücadelede sürdürülebilir tek yol olacaktır.

Büyümenin ülke çapında nasıl yayıldığına bakarsak, bir bütün olarak GSYÎH rakamları biraz yanıltıcı olabilir. Yapılan araştırmalar, çoğu zaman ekonomik iyileşmede önemli bir bölgesel eşitsizlik olduğunu göstermektedir.

Dolayısıyla, GSYIH’daki artış, bazı açılardan iyi haber olsada, tüketim konusundaki güvenin uzun vadede etkileri, bölgeler arasındaki ekonomik gelişme farklılıkları ve uzun vadeli arz yönlü büyümeden ziyade kısa vadeli talep uyarısı sunan pogramların uygulanması, akıllıca düşünülmelidir.

NETİCE:

Tüketim güdümlü ekonomik büyümede, insanların kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılamak için daha çok mal satın almaları, onların daha yüksek bir yaşam standardına yol açar. Yatırım ve ihracat güdümlü büyüme ise, istihdamı ve daha uzun vadede yaşam standardını artırır, ödemeler dengesini ve cari hesabı iyileştirir.

Yatırım güdümlü büyümenin en olumlu olduğu söylenebilir, çünkü etkilerini göstermesi daha fazla zaman aldığından bu durum enflasyonun çok hızlı yükselmeyeceği anlamına gelir. Zira, tüketim hızlı enflasyona yol açar

Sonuç olarak, kanıtlar, büyüme kompozisyonunun orta vadeli büyüme beklentileri için önemli olduğunu göstermektedir. Özel tüketim paylarının GSYIH’ye oranının artması, özellikle, tüketim güdümlü büyüme, artan dengesizliklerin ve büyüyen borç yüklerinin sırtında geliyorsa, gelecekteki büyüme yavaşlamalarının öncü göstergesi olabilir. Yüksek hanehalkı borç ödeme oranları, ekonomik büyümede güçlü bir sürüklenme eğilimi göstermekte ve sıklıkla maliyetli kaldıraçsızlaşma süreçlerine (birinin varlığını hızla satarak borcunun seviyesini azaltmak, deleveraging), yol açmaktadır.

2012’den beri tüketim odaklı büyümenin artan yaygınlığı, bu nedenle birçok ekonomide politika yapıcılar için yeni zorluklar sunmaktadır. Dengesizliklerin oluşumunu önlemeye ve yatırımın güçlendirilmesine yönelik politikalar, sürdürülebilir büyümeyi desteklemede önde gelen konumdadır.

Bir kısım ekonomist, teknik olarak, “tüketici güdümlü ekonomiyi” ve “üretici güdümlü ekonomiyi” ayıran net bir çizginin olmadığını ileri sürmektedirler.

Bunlara göre: ” Eğer insanlar bir şeyleri alıp satarken sağduyuyu kullanmaya istekli değilse, bankaların veya devlet düzenlemelerinin (örneğin faiz oranları, tarifeler, kamu harcamaları) herhangi bir manipülasyonu, ülkenin uygun yatırımlar yapmasına yardımcı olamaz. Başka bir deyişle, sağlıklı bir ekonomi, iyi bilgilendirilmiş, rasyonel ekonomik kararlar almaya istekli olan bir topluma büyük ölçüde bağlıdır.

Günün sonunda, bireyler olarak hem kendimize hem de topluma ya değer yaratan bir şey için (yatırım), ya da hiçbir değer artışı yaratmayan bir şey için (tüketim) ödeme yapmaya karar veririz. Aradaki fark, yaptığımız ticaretin bizi daha fakir ya da varlıklı yapıp yapmadığıdır.”

KAYNAK:

Jeff Shih, Political Economist, What is difference between consumer- vs an investment-driven economy? Updated Feb 27 2013 •

Enisse Kharroubi and Emanuel Kohlscheen, Consumption-led expansions, BIS Quarterly Review 06 March 2017

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: