Popülizm nedir? Neden kötü bir üne sahip?

Donald Trump, Brexit ve Avrupa, Latin Amerika ve Asya’daki bir dizi düzen karşıtı lider ve parti sayesinde herkes popülizmden bahsediyor gibi görünüyor.

Ancak popülizm yeni bir şey değil. Uzun zamandır demokratik siyasete eşlik ediyor ve faaliyetleri ve başarısı iniş ve çıkışlar yaşıyor. Şu anda popülizmin en parlak dönemindeyiz ve bu genel olarak siyasetin doğasını etkiliyor. Bu yüzden ne anlama geldiğinin ve onun nasıl tanınılacağının bilinmesi önemli.

  • Popülizm genellikle “yozlaşmış seçkinlere” karşı “saf halkın” çıkarlarını savunduğunu iddia eden bir ideolojiyi veya söylemi ifade eder.
  • Popülizm, karizmatik liderlerle veya “kibar veya görgülü sosyal davranışların eksikliği” gibi belirli üslup yönleriyle ilişkilendirilir.
  • Popülist partiler, özellikle yerlilik yanlısı bir gündeme sahip olanlar, son yıllarda giderek daha yaygın ve etkili hale geldi.

Önemli tanım

Popülizm sıklıkla (çoğu) çağdaş aşırı sağ partilerin temel yönlerini tanımlamak için kullanılıyor. Kısaca, ‘toplumu nihai olarak iki homojen ve karşıt gruba ayrılmış’ olarak gören bir ideolojiyi ifade eder. “Saf Halk” ve “Yozlaşmış Seçkinler” arasında yer alan ve siyasetin, halkın(genel iradesinin) bir ifadesi olması gerektiğini savunan bir görüş.

Daha da önemlisi, popülizmde “halk” ile “seçkinler” arasındaki karşıtlık, iki grubun (sosyalizmde olduğu gibi) farklı sosyo-ekonomik konumlara sahip olmasından değil, farklı ahlaki statülere sahip olmalarından kaynaklanmaktadır: “Halk” özde saf ve özgündür, oysa “seçkinler” değildir.

‘İnce’ bir ideoloji ya da söylemsel bir çerçeve olarak tanımlanan popülizm, genellikle milliyetçilik ya da sosyalizm gibi ‘daha kalın’ ideolojilerle birleştirilir. Bu (daha kalın) ideolojiler, “halkın” ve “seçkinlerin” kendine özgü içeriğini şekillendirir.

Zihinsel kapasite ve zihinsel yapıların öğrenme yoluyla edin ilmekten ziyade doğuştan geldiğine inanan Nativist popülistler, “sıradan halk” ile (“sıradan halktan olmayanları” kayırarak “sıradan” insanlara zarar vermekten sorumlu olarak görülen) kozmopolit seçkinler arasındaki çatışan bir ilişkiden bahsederken, sosyalist popülistler ,tipik olarak “sıradan insanların” çıkarlarını, aç gözlü kapitalistlere karşı savunurlar.

Kavramın tarihi

Popülizm terimi ilk kez 1891-1892 yılları arasında ABD gazetelerinde yer aldı. Bununla birlikte, popülizm üzerine araştırmalar, Ionescu ve Gellner’in ‘Popülizm: Anlamları ve ulusal özellikleri’ başlıklı ufuk açıcı cildi düzenlediği 1960’ların sonlarına kadar ortaya çıkmadı. O zamandan bu yana ve özellikle Avrupa’da aşırı sağ partilerin yükselişi ile birlikte, popülizm araştırmalarında katlanarak bir büyüme yaşandı. ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesi ve Birleşik Krallık’ın 2016’da AB’den ayrılmaya karar vermesiyle (yani “Brexit”) popülizm hem akademik çevrede hem de kamuoyunda moda bir kavram haline geldi. Tarihsel olarak popülizm, halkın siyasete katılımı ve özel çıkarlardan bağımsız olma konusunda olumlu çağrışımlara sahipti. Ancak son zamanlarda popülizm; basitleştirme siyaseti ve oportünizmle ilişkilendirilmeye başlandı.

Farklı kavramsallaştırmalar

Akademisyenler arasında bile popülizmin tanımlanması zor olmuştur. Bunun nedeni kısmen farklı zamanlarda farklı şekillerde tezahür etmesidir. Şu anda en çok bilinen örnek olaylar; sağcı partiler, liderler ve ortak siyasi, sosyal fikirlerini geliştirmek için birlikte çalışan bir grup insan oluşumları olsa da, sol kanatta da benzer şeyler olabiliyor.

Kavramın nasıl kategorize edileceğine dair akademik bir tartışma var: Bu bir ideoloji mi, bir tarz mı, bir söylem mi yoksa bir strateji mi? Ancak bu tartışmalar karşısında araştırmacılar popülizmin iki temel ilkesi olduğu konusunda hemfikir olma eğiliminde:

1. sıradan insanlar adına konuştuğunu iddia etmelidir

2. Bu sıradan insanlar, kendilerini siyasi tercihlerini yerine getirmekten alıkoyan elit bir düzene karşı durmalıdır.

Bu iki temel ilke, farklı popülist partiler, liderler ve hareketlerle farklı şekillerde birleştirilmiştir. Örneğin, sol popülistlerin “halk” ve “seçkinler” anlayışları genellikle sosyoekonomik sıkıntılar etrafında birleşirken, sağ popülistlerin bu gruplara ilişkin anlayışları genellikle göç gibi sosyo-kültürel konulara odaklanma eğilimindedir.

“Halk” ve “seçkinler” terimlerinin belirsizliği, insan merkezciliğin ve elitizm karşıtlığının temel ilkelerinin çok farklı amaçlar için kullanılabileceği anlamına geliyor.

Popülizm kavramına ilişkin akademik tartışmalar genellikle şu iki soru etrafında dönüyor: Birincisi, popülizm demokratik midir, değil midir? İkincisi, (ince) bir ideoloji mi, bir strateji mi, yoksa politik bir tarz mı?

Yukarıdaki tanıma göre popülizm doğası gereği demokratiktir ve egemen olarak “halk” fikrini savunur. Ancak aynı zamanda çoğunlukçu demokrasi anlayışı ve halk egemenliğinin önceliği nedeniyle popülizm, çağdaş demokrasilerin azınlık hakları, denetim ve denge ve hukukun üstünlüğü gibi liberal yönleriyle de çelişmektedir.

Üstelik popülist söylem, otoriter politika ve rejimleri meşrulaştırmak için de kullanılabilir.

İkinci soruyla ilgili olarak, en azından Batı’daki popülizmin güncel biçimlerini inceleyen akademisyenlerin çoğu, popülizmin çok zayıf da olsa bir ideoloji olduğunu, yani pek çok siyasi meseleye cevap sağlamadığını savunuyor. Popülizmi bir ideoloji olarak görmeyen ancak bunun ayrı bir söylemsel çerçeve olduğunu iddia edenler bile, popülistlerin ampirik olarak nasıl tanımlanacağı konusunda büyük ölçüde hemfikirdir.

Popülizmi kavramsallaştırmaya yönelik iki rakip yaklaşım vardır. Örgütsel yaklaşım özellikle Latin Amerika üzerinde çalışan akademisyenler arasında yaygındır. Popülizmi ‘kişisel bir liderin, çoğunlukla örgütlenmemiş çok sayıda takipçinin doğrudan, aracısız, kurumsallaşmamış desteğine dayalı olarak hükümet gücünü aradığı veya uyguladığı bir siyasi strateji’ olarak tanımlar.

Sıradan insanlara çekici gelmek nasıl kötü bir şey olabilir?

Popülizm birkaç nedenden dolayı kötü bir isim alıyor.

Birincisi, en öne çıkan popülizm vakalarının çoğu son zamanlarda radikal sağda ortaya çıktığı için, sıklıkla otoriterlik ve göçmenlik karşıtı fikirlerle ilişkilendiriliyor. Ancak bu özellikler popülizmin kendisinden ziyade radikal sağın ideolojisiyle ilgilidir.

İkincisi, popülistler sorun çıkaranlardır. Kendilerini, mevcut düzenden radikal biçimde farklı ve ayrı yabancılar olarak konumlandırıyorlar.

Dolayısıyla, sıklıkla statükonun değişmesini savunurlar ve ister ekonomik ister kültürel olsun, acil yapısal değişim ihtiyacını desteklerler. Bunu, genellikle bir kriz duygusunu teşvik ederek (doğru olsun ya da olmasın) ve kendilerini krizin çözümüne sahipmiş gibi sunarak yaparlar. 

Bu sürecin güncel bir örneği, Trump’ın güney sınırındaki yasa dışı geçiş sorununu ulusal bir acil durum olarak nitelendirdiği güney sınır duvarıdır; örneğin kuzeyde, Kanada sınırında ve hava yoluyla terör bağlantılı sınır geçişlerinin daha fazla olmasına rağmen.

Popülistlerin, sıklıkla görünürde halk adına statükoyu dönüştürmek istemeleri, çoğu insanın değer verdiği demokratik normlara ve toplumsal geleneklere tehdit oluşturabilecekleri anlamına geliyor.

Ve “halk”ın inşası, popülistlerin “olumsuz” olarak algılanmasında büyük rol oynuyor, çünkü, toplumun bu gruba uymayan bölümleri dışlanıyor.

Sağ’ın yükselişi. Popülizm Avrupa ekonomileri için bir tehdit midir?

Popülizm yükselişte; özellikle Avrupa’nın sağında ve Bay Trump’ın taç giymesine yardımcı olduğu ABD’de.

Popülist partiler, son yapılan Avrupa seçimlerinde büyük kazanımlar elde etti; bu da küresel bir ‘popülist yükselişin’ başka bir işaretiydi.

Bireysel düzeyde çeşitli araştırmalar, popülist partilerin seçmen desteğine yol açmasa bile vatandaşlar arasında popülist tutumların yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

Popülist partiler siyasi yelpazenin herhangi bir yerinde olabilir. Latin Amerika’da Venezüella’nın merhum Başkanı Chavez vardı. İspanya’da Podemos partisi var, Yunanistan’da da Syriza’ya bu etiket uygulanmış durumda. Bunların hepsi solda.

Ancak Prof Mudde, “Günümüzün en başarılı popülistleri sağda, özellikle de radikal sağda” dedi.

“Fransa’da Marine Le Pen, Macaristan’da Viktor Orbán ve ABD’de Donald Trump gibi politikacılar popülizmi [göçmen karşıtı] yerlicilik ve otoriterlikle birleştiriyor” diye ekledi.

İtalya’nın popülist Beş Yıldız Hareketi ve göçmen karşıtı Birlik partileri, Avrupa’daki benzer sonuçların en yenisi olan son seçimlerde iki önemli oyuncu olarak ortaya çıktı.

Time dergisinden Avrupa Komisyonu Başkanı’na kadar yorumcular yıllardır sağ popülizmin yükselişi konusunda uyarıda bulunuyorlar.

Ama gerçekte bu yeni bir şey değil.

Dr Moffitt “Siyaset bilimciler son 25-30 yıldır bunun farkına vardılar” diyor ama “bir hızlanma olduğunu” da kabul ediyor.

Uzmanlar, Avrupa’da popülist partilerin yükselişinin arkasında çok kültürlülük ve küreselleşme gibi toplumsal değişimlerin ve daha somut krizlerin yattığına dikkat çekiyor.

Avrupa Siyasi Araştırmalar Konsorsiyumu (ECPR) Direktörü Martin Bull, Avrupa’da popülist partilerin ortaya çıkışının 2000’li yılların başında görülebildiğini ancak birkaç yıl boyunca küçük kaldıklarını söylüyor.

Desteklemedeki artışın “2008’den itibaren, özellikle de bankacılık krizinin kamu borcu krizine dönüştüğü 2011’den itibaren” gerçekleştiğini söyledi.

Elit bir sınıfın, yani zengin bankacıların, toplumun çoğunluğunu etkileyen bir krizin az çok doğrudan sorumlusu olarak tanımlanabildiği nadir bir olaydı.

Popülist liderlere ve politikalara bazı örnekler nelerdir?

Popülist bir liderin çağdaş en ünlü örneği ABD başkanı Donald Trump’tır ve popülizme olan ilginin yeniden canlanması kısmen onun 2016’daki seçim başarısından kaynaklanmaktadır. Araştırmacıların popülizmi ölçmelerinin ve sonuç olarak bir liderin veya partinin popülist olup olmadığını belirlemenin bir yolu dili ölçmektir.

Araştırma, Trump’ın kampanya sırasındaki söyleminin oldukça popülist olduğunu ortaya çıkardı. Elitizm karşıtlığının temel popülist özelliğinden yararlanarak ve sıklıkla insan merkezli bir dil kullanarak, “bizim” ve “biz” kolektif zamirlerini güçlü bir şekilde kullanarak siyasi elitleri hedef aldı.

Bu popülist dili radikal sağ ideolojisiyle birleştirerek “Önce Amerika” dış politikası, ABD ile Meksika arasında önerdiği duvar, korumacı ve küreselleşme karşıtı ekonomi politikaları gibi politikalar öne sürdü.

Popülizm ve bu tür politikaların birleşimi, ona “halk” ile bu grubun dışındakiler (Müslümanlar, Meksikalılar) arasında bir ayrım yapmasına ve birincisinin üstünlüğünü vurgulamasına olanak sağladı.

Bu politikalar aynı zamanda elit düzenin küreselleşme, serbest ticaret ve daha liberal göç politikaları yönündeki tercihlerinin eleştirilmesine de olanak tanıyor. Washington’u sıradan Amerikalılarla bağlantısı olmayan elitlerden kurtaracağını iddia ettiği “bataklığı boşaltın” sloganını kullanması da bunu yansıtıyor.

Brexit, Trump’la birlikte, Avrupa Birliği merkezli elitizm karşıtlığı ve referandumun “halkın” iradesinin bir ifadesi olarak hareket eden doğası nedeniyle çağdaş popülizmin bir örneği haline geldi.

Güney Amerika’da popülizm en çok solla ilişkilendiriliyor. Venezuela’nın eski başkanı merhum Hugo Chavez’in de söylemi son derece popülistti ve belki de sol popülist liderlerin en ünlü örneğiydi.

Bu düşünce belki de en iyi şekilde, bir zamanlar şunu söyleyen sol görüşlü Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez’de somutlaşmıştır: “Ben bir birey değilim, ben halkım”.

Chavez’in popülizmi sosyoekonomik meseleler etrafında yoğunlaşıyordu. Yönetirken bile kendisini düzen karşıtı bir politikacı olarak konumlandırdı; ülkenin petrol gelirlerini Venezüella halkı arasında zenginliği dağıtmak, yoksulluğu hafifletmek ve gıda güvenliğini teşvik etmek amacıyla sosyal programlara aktardı.

İngiltere’nin İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, partisinin “azınlık için değil, çoğunluk için” sloganı nedeniyle popülizmle suçlanıyor; ancak bu tam olarak aynı şey değil.

KAYNAK:

By David Molloy, BBC News, What is populism, and what does the term actually mean?

Anders Ravik Jupskås, sv.uio.no, What is populism?

What is populism? And why does it have a bad reputation? SBSnews, sbs.com.au, Octavia Bryant and Benjamin Moffitt

Benjamin Moffitt, author of The Global Rise of Populism.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.